2009 KPSS’nin Ardından

27 Haziran 2009

Daha önceden de yazdığım gibi, girip girmeme konusunda kararsız kaldığım KPSS’ye bugün girdim. Her ne kadar başvuru yaptığım andan itibaren, “keşke başvuru yapmasaydım” desem de, girmiş olduk bir kere :)

Öncelikle şunu farketmiş oldum. Çalışırken bu sınava hazırlanmanız gerçekten çok zor. Ve eğer hazırlanmadan girdiyseniz sınav da size zor :) Şuan böyle bir sınavın ardından blogda gülücükler atabiliyorsam, bunun tek nedeni “Sözleşmeli statüsünde de olsam”  işimi yapıyor, daha doğrusu çalışıyor olmam. Bu anlamda sınava bakış açınız ve stres düzeyiniz çok farklı oluyor.

Sınav değerlendirmesi yapacak olursak. Sayısalcıların hepsinde mi vardır bu durum bilmiyorum ama, matematikten boş bırakmayı, bir matematiik sorususu karşısında aciz kalmayı kendilerine yediremezler. Özellikle bende çok fazla olan bu durum tıpkı ÖSS’de olduğu gibi bugün de yeterince canımı yaktı. Uzun süre ara verdiğimden mi bana öyle geldi? yoksa gerçekten zor muydu? bilmiyorum ama matematik sorularında çok fazla oyalandım. Daha doğrusu zorluğundan ziyade pratiğini unuttuğumdan veya pratikle çözülecek nitelikte sorular olmadığından, kendi yöntemlerimi geliştirmek zorunda kaldım ve neticede matematikte çok çok fazla vakit kaybettim. Yaklaşık olarak matematik soruları 1 saat 10 dk filan sürdü. Kalan zamanda da sadece genel kültüre ve 5 adet Türkçe sorusuna bakabildim. Evet, Türkçe full boş. İlk defa bir sınavda bu kadar zaman sorunu yaşadım. Sanırım bu durum biraz da deneme çözme alışkanlığımı uzun süre önce yitirdiğimden kaynaklanıyor.

2009 KPSS

Diğer alanları değerlendirek olursam. Hiç çalışmadığım halde Tarih oldukça basit göründü. Coğrafya da sanırım orta düzeydi. Ancak anayasa epey zorladı diyebilirim. Türkçe’ye söyleyebilecek bişeyim yok çünkü zaten bakamadım :)

Eğitim bilimleri ise, 2008 KPSS’ye göre çok daha insancıldı diyebilirim. Hiç çalışmadığım halde, geçen yıldan kalan bilgilerle rahat bir şekilde çözdüm. Ne kadarı doğrudur bilemiyorum ama geçen yıla göre basit gibi geldi bana. Hatta sınavdan önce hiç beklentim olmadığı halde eğitim bilimleri sınavının ardından, “sabah keşke biraz daha hızlı çözüp Türkçe’yi de yapsaydım” dedim kendi kendime.

Netice de, koca bir alanı boş bırakarak sınavdan çıktım. Dolayısıyla bir beklenti içersinde değilim. Ama inşallah atama bekleyen 250,000 eğitim fakültesi mezunu arkadaşlarımız içerisinden, umarım en çok hak eden ve en çok ihtiyacı olan atanır.

Bu yazı toplamda 456 kez, bugün ise 1 kez okundu.

Kategori: Güncel

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

5 Yorum Yorum yapın

  • 1. Talat Cemre Can  |  28 Haziran 2009, 15:58

    Bir sayısalcı olarak; evet hiç bir matematik sorusu elimden kaçamaz düşüncesi içinde olsamda zor olanları hep anlamışımdır. Üşengeçlik sanırım.

  • 2. Ekrem  |  28 Haziran 2009, 21:15

    Eğitim bilimleri hakikaten geçen seneye göre epeyce kolaymış.

  • 3. Ali KARA  |  28 Haziran 2009, 21:31

    Dediğim gibi, Geçen yıla göre, biraz daha “insana sorar gibi sormuşlar.”

  • 4. Enes  |  01 Temmuz 2009, 00:12

    Hoca benım de sabahki sınav berbat 63 net. eğitimdende 85.75 ama umudum yok…

  • 5. Ali KARA  |  04 Temmuz 2009, 14:30

    Merak etme hoca olur inşallah. Herksesin öyleymiş bu yıl. Olur sıkma canını.

Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli), (Gizli)

XHTML: Şu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Geri İzleme URL'si.  |  Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri.


Kategoriler

Arşivler

Son Yazılar

Son Yorumlar